Güncel Haberler, Magazin Haberleri, Spor Haberleri, Siyaset Haberleri, Son Dakika Haberleri

Sezai Temelli, Gül ve Davutoğlu’nun kayyum tepkisiyle ilgili ilk kez konuştu: Kıymetli

HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli, 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve eski Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun kayyum açıklamasını yorumladı. Temelli, Gül ve Davutoğlu'nun anında refleks göstermesinin önemli olduğunu vurgulayarak 'Yeterlidir, değildir bu ayrı bir tartışma ama refleks göstermeleri önemlidir, kıymetlidir, çünkü bu kabul edilebilir olmadığı çok açık şekilde ortada' diye konuştu.HDP Eş Genel Başkanı Temelli, Sputnik'in gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. 'BUNA TEPKİ VERMEK ÇOK ÖNEMLİ'Temelli'nin '11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve eski Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun kayyum ile ilgili eleştiren açıklamaları oldu. Bu açıklamaları nasıl değerlendirdiniz?' sorusuna yanıtı şöyle oldu:'Gül ve Davutoğlu anında bir refleks gösterdi. Yeterlidir, değildir bu ayrı bir tartışma ama refleks göstermeleri önemlidir, kıymetlidir, çünkü bu kabul edilebilir olmadığı çok açık şekilde ortada. Demokrasi dediğiniz meselenin birinci adımı sandıkla başlıyor. Bir seçme-seçilme hakkıyla başlıyor. Ondan sonra temsiliyet, katılım mekanizmalarını, sürekliliği geliştiriyorsunuz. Bu olmadan başlamıyor. Bu başlangıç. Buna tepki vermek çok önemli. Bu kayyım atamaları siyasetçilere bir turnusol kağıdı sundu. Demokrat mıyım, değil miyim? Bunu sunmuş oldu. Tepkiler veya tepkisizlikler bir yerde bunu gösteriyor. Kayyıma rıza gösteriyorum meselesi aslında bir turnusol kağıdı, test durumuna gelmiş durumda.'Temelli, 'Gül ve Davutoğlu ile bu temaslar kapsamında bir görüşme talebiniz oldu mu?' sorusuna 'Şu an için yok' diyerek yanıt verdi. HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli DAVUTOĞLU'NUN 'TERÖRLE MÜCADELE' ÇIKIŞI'Davutoğlu'nun 7 Haziran-1 Kasım arasına işaret ettiği, 'Terörle mücadele konusunda defterler açılırsa birçok insan, insan yüzüne çıkamaz' sözlerini nasıl değerlendiriyorsunuz?' sorusuna cevap veren Temelli şunları söyledi:'Bu açıklamaya özellikle o dönemin mağdurları olmak üzere kamuoyundan tepkiler geldi. Bizden de tepkiler geldi, çünkü o dönemin en büyük mağdurlarından biri HDP'ydi. Önemli. 7 Haziran öncesi de var. 5 Nisan mutlak tecridin başladığı süreç ile 7 Haziran arasında ciddi provokasyonlar, saldırılar yaşadı bu ülke. Erzurum'da aracımız yakıldı. Mersin il binamıza bomba konuldu. Diyarbakır mitinginde katliam oldu. 7 Haziran sonrası, adeta 23 Haziran sonrası yaşanan bir akıl devreye girdi. Ceylanpınar'da 2 polis katledildi. Bunların katilleri diye gözaltına alınıp, tutuklananların hepsi beraat etti ve olay açıklığa kavuşmadı. Sonrasında Suruç, Ankara katliamı, Cizre, Sur… O tarihten bu yana yaşadıklarımızın temel nedeni 7 Haziran seçim sonuçlarının kabul edilmemesi. Yine sandığa karşı çıkan bir iradenin ortaya koyduğu bir mesele. Bunun içinde Davutoğlu da var. Davutoğlu dışarıdan konuşuyor, sanki o dönemin muhalefet partisi lideriymiş gibi konuşuyor. Evet konuşulmalı ama o dönemin Başbakanı konuşuyor. Bu istikşafi görüşmelerin müsebbibi. Bütün bu dönemin birinci elden sorumlularındandır. Evet açıklama yapmalı ama bizim gibi açıklama bekleyen bir yerden açıklama yapılamaz, bizatihi tanık olduğu içinde bulunduğu şeyleri açıklamalı. O dönemin mağdurları, mağdur aileleri, herkes bunu bekliyor. Meselenin kapısı aralanmıştır. O dönemin kirli sırları saklı kalamayacaktır. Davutoğlu'nun sözleri bu kapıyı aralamaktır. Ama biz kendisinden açıklama bekliyoruz.'ABDULLAH GÜL NE DEMİŞTİ?Ali Babacan'ın kuracağı partide yer alacağı konuşulan Abdullah Gül, İçişleri Bakanlığının 19 Ağustos'taki kayyum adımına 'Daha yeni seçilmiş belediye başkanlarının 'bu şekilde' görevden alınmaları demokrasimiz için doğru olmamıştır' diyerek tepki göstermişti. Abdullah Gül AHMET DAVUTOĞLU NE DEMİŞTİ?Mardin, Diyarbakır ve Van büyükşehir belediyelerine kayyum atanmasını değerlendiren Ahmet Davutoğlu, şunları söylemişti:'Kısa süre önce gerçekleşen seçimlerle göreve gelen Mardin, Diyarbakır ve Van Belediye Başkanları'nın idari tasarrufla görevden alınması demokratik sistemin ruhuna aykırıdır. Seçimle gelenlerin seçimle ayrılması milli irade ilkesinin gereğidir.''Adayların seçime girmesi kanuna aykırı ise Yüksek Seçim Kurulu bunu seçim öncesinde değerlendirmelidir. Elbette seçim sonrasında işlenen suçlara ilişkin de gerekli tedbirler alınabilir. Ancak bunun öncelikle yargı nezdinde hukuki şartları oluşmalıdır.''Esas olan seçme ve seçilme hakkıdır. Bu karar, toplumsal barışa katkı sunmayacağı gibi terörle mücadeleyi de zaafa uğratabilir. Terörle en etkili siyasi mücadele, demokratik temsili aşındırmakla değil milletin gönlüne girip seçim kazanmakla verilir.' Ahmet Davutoğlu

Bir önceki yazımız olan Görevden alınan HDP'li Ahmet Türk, fındık fıstık için 3 ayda 300 bin lira harcamış! başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

son dakika haberleri son dakika haberleri son dakika haberleri son dakika haberleri son dakika haberleri son dakika haberleri son dakika haberleri son dakika haberleri son dakika haberleri son dakika haberleri son dakika haberleri son dakika haberleri son dakika haberleri son dakika haberleri son dakika haberleri son dakika haberleri son dakika haberleri son dakika haberleri son dakika haberleri son dakika haberleri son dakika haberleri son dakika haberleri son dakika haberleri son dakika haberleri son dakika haberleri son dakika haberleri son dakika haberleri son dakika haberleri son dakika haberleri son dakika haberleri son dakika haberleri son dakika haberleri son dakika haberleri son dakika haberleri son dakika haberleri son dakika haberleri son dakika haberleri son dakika haberleri son dakika haberleri son dakika haberleri son dakika haberleri son dakika haberleri son dakika haberleri son dakika haberleri son dakika haberleri son dakika haberleri son dakika haberleri son dakika haberleri son dakika haberleri son dakika haberleri son dakika haberleri son dakika haberleri son dakika haberleri son dakika haberleri son dakika haberleri son dakika haberleri